Harbiye’de üst üste iki gece sahneye çıkan Yunan yıldız Argiros, günler öncesinden tükenen konserlerde yaklaşık 10 bin kişiyi ağırladı. Ama konseri sadece rakamlarla anlatmak biraz haksızlık olur. Çünkü Argiros’un İstanbul çıkarması, bir konserden çok Ege’nin iki yakasının ortak playlist’inin canlı versiyonu gibiydi.

Aslında bu hikâye Konstantinos Argiros’tan biraz daha büyük.

Son birkaç yıldır Yunan müziği sessiz sedasız hayatımıza geri döndü. Önce adalara yapılan hafta sonu kaçamakları, sonra Spotify algoritmaları, ardından Instagram, TikTok… Bir baktık, yazın fonda çalan şarkıların yarısı Yunanca. Dili bilmiyoruz ama nakaratını biliyoruz. Hatta yanlış söylüyor olabiliriz ama yüksek sesle söylemeye de devam ediyoruz.

Argiros da tam bu dönemin yıldızı. Yunanistan’da zaten uzun zamandır bir süperstar ama Türkiye’de de ciddi bir hayran kitlesi oluşturmuş durumda. Bunu nerden mi anlıyoruz, sahneye çıkar çıkmaz yükselen o çığlıklardan… Kabul edelim; o çığlıkların tamamı sadece yüksek notalara değildi. Beyfendinin pop yıldızı karizması var. Kusursuz takım elbisesi, ağır ağır yürüyüşü, her şarkıda aynı sakin özgüveni…

Sonra o meşhur beyaz mendiller… Argiros konserlerinin artık ritüeline dönüşen bu mendiller, ilk şarkıyla birlikte aynı anda havaya kalktı. Binlerce kişinin aynı hareketi yaptığı o birkaç dakika, Harbiye’yi bir konser alanından çok dev bir Yunan düğününe çevirdi. Bence o an zeybek oynansa da kimse yadırgamazdı.

Harbiye seyircisini etkilemek kolay iş değil. Bu sahneden yıllardır dünyanın dört bir yanından yıldızlar geçti; alkışın da coşkunun da bir ölçüsü var. Konstantinos Argiros ise daha ilk şarkıyla o mesafeyi ortadan kaldırdı. İki gece boyunca tribünlerden yükselen çığlıklar, telefon ekranlarının hiç sönmemesi, konser biter bitmez sosyal medyayı kaplayan videolar ve yorumlar, İstanbul’un yeni bir favori edindiğini gösteriyordu.

Ve tabii dediğimiz gibi sanatçının başarısı yalnızca güçlü repertuvarından gelmiyor. Kusursuz görünen sahne hakimiyeti, seyirciyle kurduğu rahat ilişki, yıllardır aynı sahnelerdeymiş hissi veren özgüveni ve inkâr edilemeyecek yıldız karizması, onu klasik bir konser sanatçısından ayırıyor. Pop müzik uzun zamandır yalnızca iyi şarkılarla değil, sahneye çıktığınız anda yarattığınız etkiyle de ilgili. Argiros bunu çok iyi biliyor ve sonuna kadar kullanıyor.

Harbiye’deki iki gecenin ardından İstanbul, yalnızca Yunanistan’ın en büyük pop yıldızlarından birini ağırlamadı; kendi pop yıldızlarından birini buldu. Bir sonraki konserin ne zaman açıklanacağı şimdiden merak konusuysa, bunun nedeni yalnızca iyi geçen iki konser değil. Konstantinos Argiros’un bu şehirle kurduğu bağın, tek gecelik bir heyecanın çok ötesine geçmiş olması.

E ne diyelim, yine bekleriz…