Aşkı, ilişkileri, kadın olmayı ve insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi şarkılarında sık sık anlatan Olivia Dean’in dünyasında edebiyatın da önemli bir yeri varmış. Özellikle son albümü The Art of Loving ile aşkın farklı hâllerini, sevmeyi öğrenmeyi ve ilişkilerde kendimize açtığımız alanı sorgulayan sanatçı, bu düşünsel yolculuğunda okuduğu kitaplardan da besleniyor. Röportajlarında, sosyal medya paylaşımlarında ve albümünün tanıtım sürecinde kitaplığından parçalar paylaşan Dean’in önerileri arasında bell hooks’tan Bernardine Evaristo’ya uzanan, aşkı, kadınlığı, kimliği ve duygusal dünyamızı farklı açılardan ele alan eserler var. RUSSH Magazine, sanatçının röportajlarını, tanıtım videolarını ve Instagram paylaşımlarını inceleyerek bugüne kadar önerdiği ve okuduğu doğrulanabilen beş kitabı bir araya getirdi. İşte Olivia Dean’in kitaplığından öne çıkanlar.

Hep Aşka Dair: Yeni Vizyonlar- bell hooks
Çevirmen: Umur İda, NotaBene Yayınları
bell hooks’un Hep Aşka Dair: Yeni Vizyonlar kitabı, aşkı yalnızca romantik ilişkiler üzerinden değil, insanın kendisiyle, ailesiyle ve toplumla kurduğu bağlar üzerinden ele alıyor. Yazar, sevginin doğuştan gelen bir duygu olmanın ötesinde öğrenilmesi ve emek verilmesi gereken bir eylem olduğunu savunuyor. Çocuklukta edinilen sevgi anlayışından romantik ilişkilere, öz sevgiden toplumsal dayanışmaya uzanan kitapta hooks, sevginin güç, baskı ve eşitsizlikle nasıl iç içe geçtiğini sorguluyor. Sevginin yalnızca hissetmekle değil, dürüstlük, saygı, sorumluluk ve karşılıklı anlayışla mümkün olabileceğini anlatan eser, aşk üzerine bildiklerimizi yeniden düşünmeye davet ediyor.

Kız, Kadın, Öteki- Bernardine Evaristo
Çevirmen: Ebru Kılıç, Doğan Kitap
Bernardine Evaristo’nun Booker Ödüllü romanı Kız, Kadın, Öteki, çoğunluğu siyah kadınlardan oluşan on iki karakterin kesişen hayatlarını anlatıyor. Farklı yaşlardan, sınıflardan ve geçmişlerden gelen karakterlerin hikayeleri; Londra’da yaşayan bir tiyatro yönetmeni, Barbados’tan İngiltere’ye göç etmiş bir kadın, kendisine toplumda bir yer edinmeye çalışan gençler ve aileleri üzerinden birbirine bağlanıyor. Roman, kadınlık, ırkçılık, feminizm, cinsiyet kimliği, göçmenlik ve toplumsal sınıf gibi konuları karakterlerin gündelik hayatları içinden ele alıyor. Evaristo, birbirinden farklı kadınların deneyimlerini bir araya getirirken aralarındaki çatışmaları, dayanışmayı ve kuşaklar boyunca aktarılan hikâyeleri de görünür kılıyor.

Open Water- Caleb Azumah Nelson
Caleb Azumah Nelson’ın ilk romanı Open Water, Londra’da yaşayan genç bir fotoğrafçı ile dansçının birbirlerine duydukları aşkı anlatıyor. İkisi de sanatla uğraşan ve siyah kimlikleriyle toplumda kendilerine bir yer açmaya çalışan karakterler, ortak ilgi alanları ve birbirlerine duydukları yakınlık sayesinde bir ilişkiye adım atıyor. Ancak geçmişten gelen yaralar, ırkçılık, polis şiddeti ve duygularını ifade etmekte yaşadıkları güçlükler ilişkilerinin önünde engellere dönüşüyor. İkinci tekil şahıs anlatımıyla kaleme alınan roman, aşkın yanı sıra siyah olmanın, erkekliğin, kırılganlığın ve sanatın insanın hayatındaki yerini sorguluyor. Nelson, iki insanın birbirine yaklaşma çabasını Londra’nın kültürel hayatı ve siyah sanatçıların deneyimleriyle birlikte ele alıyor.

Little Weirds- Jenny Slate
Oyuncu ve komedyen Jenny Slate’in deneme ve anı türlerini bir araya getiren Little Weirds kitabı, yazarın dünyaya bakışını, kişisel deneyimlerini ve zihninden geçen tuhaf düşünceleri kısa metinler üzerinden anlatıyor. Çocukluk anılarından aile ilişkilerine, boşanma sürecinden yalnızlığa ve yeniden kendini keşfetmeye uzanan kitap, geleneksel bir otobiyografi anlatısından ayrılıyor. Bazen gerçek yaşamdan kesitler sunan, bazen rüyalar ve hayal gücüyle şekillenen metinlerde Slate; aşk, kalp kırıklığı, kadınlık ve kendini kabullenme üzerine düşünüyor. Mizahı, şiirsel anlatımı ve sıra dışı benzetmeleri bir araya getiren yazar, gündelik hayatta çoğu zaman fark etmediğimiz küçük ayrıntılardan kendi dünyasını kuruyor.

They Call It Love: The Politics of Emotional Life- Alva Gotby
Alva Gotby’nin They Call It Love: The Politics of Emotional Life kitabı, sevginin ve duygusal emeğin toplumsal hayattaki yerini feminist bir bakış açısıyla inceliyor. Yazar, özellikle kadınların aile, arkadaşlık ve romantik ilişkilerde üstlendikleri, çoğu zaman görünmeyen duygusal emeğe odaklanıyor. Başkalarını rahatlatmak, ilişkilerde huzuru korumak, çevresindekilerin ihtiyaçlarını gözetmek ve sürekli şefkat göstermek gibi sorumlulukların kadınlara nasıl yüklendiğini sorgulayan Gotby, sevginin yalnızca kişisel bir duygu olmadığını, toplumsal ve ekonomik düzenle de yakından ilişkili olduğunu savunuyor. Duyguların nasıl şekillendiğini, kimin bakım verme sorumluluğunu üstlendiğini ve bu emeğin neden çoğu zaman karşılıksız kaldığını tartışan kitap, aşkın ve aile ilişkilerinin alışılmış tanımlarını yeniden ele alıyor.