“Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken..” ömrünün yarısını hapiste geçiren Nâzım Hikmet’in kaleminden dökülen bu dizelere ilham veren isim Hatice Piraye Altınoğlu’ydu. Ya da bilinen adıyla Piraye…

İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa… Bir yandan dört farklı cezaevinde hayata tutunmaya çalışan Nâzım Hikmet, diğer yanda evliliklerinin büyük bölümünü hapisteki eşi Nâzım Hikmet’i beklemekle geçiren Piraye. Ve onların ilişkilerini diri tutan 600’den fazla mektup.
Piraye’nin biriktirdiği mektuplar, fotoğraflar, belgeler, defterler, tablolar ve kişisel eşyalardan oluşan zengin arşiv Piraye Koleksiyonu adıyla dijital erişime açıldı. Piraye’nin torunu, Kenan Bengü tarafından duyurulan koleksiyon, edebiyata ve yakın tarihe ışık tutuyor.

İlk eşi Vedat Örfi’ye ait anılar
Vedat Örfi, Piraye’nin ilk eşi. Nâzım Hikmet’ten önce tanışıp evlendiğinde tarih 1922’ydi. 1926 yılından 1930 yılına kadar Vedat Örfi önce Avrupa’da sonra Mısır’daydı. Piraye, hayatındaki ilk beklemeyi burada yaşadı. Vedat Örfi’ye ait 62 fotoğraf da koleksiyonda yer alıyor.

Fotoğraflarla Nâzım Hikmet
Koleksiyon, farklı dönemlere ait fotoğrafları da bir araya getiriyor. Nâzım Hikmet’in Orhan Kemal ve Kemal Tahir’le çekilmiş fotoğraflarının yanı sıra Bursa Cezaevi’nde çekilen simgeleşmiş kareler de arşivde yer alıyor.

Sadece mektup ve fotoğraflar değil, çizimler de var
Nâzım Hikmet şair olduğu kadar ressamdı. Bu resimler bazen şiirlerini süsledi bazen duygularımıza tercüman oldu. Koleksiyonda Kemal Tahir ve Memet Fuat’a ait çizim ve portreler de bulunuyor. Otoportreler bu koleksiyonun en önemli parçalarından. Piraye’yi ve annesi Celile Hanım’ı çizdiği portreler ise dikkat çekici.

Piraye, yaşamı boyunca bu değerli belgeleri kamuoyuyla paylaşmak yerine titizlikle yıllarca sakladı. Oğlu Memet Fuat, 1965’ten itibaren bu arşivden yararlanarak Nâzım Hikmet’in daha önce yayımlanmamış şiirlerini ve oyunlarını kitaplaştırdı. Piraye’nin isteği doğrultusunda uzun yıllar yayımlanmayan mektupların tamamı ise onun ölümünün ardından 1998 yılında okurlara ulaşmıştı. Koleksiyondan yararlanılarak bugüne kadar Öteki Defterler, Çankırı’dan Piraye’ye Mektuplar, Nâzım Hikmet’in Açlık Grevi, Sana Gelince…, Kemal’den Piraye’ye Mektuplar ve Nâzım’ın Cep Defterlerinde Kavga, Aşk ve Şiir Notları gibi birçok eser de yayımlandı.

Edebiyat tarihi açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyan Piraye Koleksiyonu, yalnızca Nâzım Hikmet’in sanat yaşamını değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel ve siyasi tarihine ilişkin önemli tanıklıkları da gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.

Detaylı arşive erişmek için tıklayın