Bir zamanlar skinny jean’lerle, bilek çoraplarla ve ağlayan-gülen emojiyle birlikte “fazla milenyum” bulunarak internet kültürünün alay konusu hâline getirilen yan ayrım saç modeli, 2026 itibarıyla yeniden trend radarına girmiş durumda. The New York Times’ta yayımlanan habere göre, 2020’lerin başında TikTok merkezli estetik tartışmaların simgesi hâline gelen “middle part” (ortadan ayrım) akımı, yerini yavaş yavaş daha asimetrik ve hacimli bir görünüme bırakıyor. Kısacası: saçlar yeniden yana kayıyor.

Bu dönüşün en görünür işaretleri ise popüler kültürden geliyor. Şarkıcı Addison Rae’nin Grammy törenindeki yan ayrımlı görünümü, Zoë Kravitz’in yana yatırılmış bob kesimi, Zendaya ve Hailey Bieber gibi isimlerin son aylarda saç ayrımlarını değiştirmesi, stil dünyasında küçük ama etkili bir yön değişimine işaret ediyor. Bir dönem ortadan ayrımın en sadık temsilcileri arasında sayılan ünlülerin bile saç çizgisini yana taşımaya başlaması, trend döngüsünün klasik reflekslerinden biri olarak yorumlanıyor: aşırı norm hâline gelen estetik, yerini karşıtına bırakıyor.

Moda endüstrisi de bu geri dönüşü besleyen alanlardan biri. Podyumlarda daha belirgin yan ayrımlar, romantik dalgalar ve 80’ler dokusunu hatırlatan hacimli saç stilleri dikkat çekiyor. Özellikle Phoebe Philo’nun kampanyalarında ve Altuzarra defilelerinde görülen sert yan ayrımlar, nostaljik ama modern bir görünüm olarak yeniden konumlandırılıyor. Stilistler bu modelin yüz hatlarını daha dengeli gösterdiğini, aynı zamanda “Old Hollywood” ihtişamını çağrıştırdığını belirtiyor. Yani mesele yalnızca bir saç ayrımı değil; aynı zamanda estetik bir karakter meselesi.

Aslında saç ayrımlarının tarihine bakıldığında bu tür gelgitler yeni değil. 16. yüzyılda merkez ayrım yaygınken, 1920’lerde Josephine Baker’ın yana yatırılmış saçları ikonik hâle gelmişti. 1970’lerde ortadan ayrım yeniden zirveye çıkarken, 1980’lerde yan ayrım daha “preppy” ve yumuşak bir stilin parçası olarak geri dönmüştü. 2020’lerin ortadan ayrım takıntısı ise büyük ölçüde 1990’ların minimalist estetiğinin bir yansımasıydı: düz saçlar, sade siluetler ve Kate Moss etkisi.

Pandemi döneminde hızlanan sosyal medya döngüsü de bu trend savaşlarını keskinleştirdi. TikTok ve Reels kültürü, kuşaklar arası estetik rekabeti görünür hâle getirirken, yan ayrım “cheugy” etiketiyle damgalandı. Stanley termoslardan Herbal Essences şampuanına kadar pek çok alışkanlıkla birlikte bu saç modeli de “demode milenyum zevki” kategorisine itildi. Ancak trend araştırmacılarına göre bu damgalama süreci aslında geri dönüşün de zeminini hazırladı. Çünkü moda döngüsü, özellikle dijital çağda, artık çok daha hızlı çalışıyor.

Uzmanlar, yan ayrımın geri dönüşünü yalnızca nostaljiyle değil, 2010’lar estetiğinin genel olarak yeniden popülerleşmesiyle açıklıyor. “Indie sleaze” olarak tanımlanan o dönemin dağınık ama cool görünümü, sosyal medyada tekrar dolaşıma girerken saç stilleri de bu dalgadan payını alıyor. 2016’ya duyulan kültürel özlem, daha hacimli, daha karakterli ve daha kişisel saç tercihlerinin yeniden cazip hâle gelmesine neden oluyor.

Bir diğer önemli faktör ise genç kuşakların stil anlayışındaki değişim. Son yıllarda trendler daha kapsayıcı ve daha akışkan hâle geliyor. Yani artık mesele tek bir doğru estetik dayatması değil. Trend araştırmacıları, yeni dönemde gençlerin “ya ortadan ya yandan” gibi keskin ayrımlar yerine kişisel stile odaklandığını vurguluyor. Bu da yan ayrımın geri dönüşünü bir karşı akımdan ziyade stil özgürlüğünün bir işareti hâline getiriyor.

Özetle, bir zamanlar internetin “yasaklı saç modeli” ilan edilen yan ayrım, 2026’da yeniden cool kategorisine giriş yapmış görünüyor.

Haberi okumak için (New York Times)