En son Netflix yapımı Kimler Geldi Kimler Geçti’nin 3. sezonunda karşılaştığımız Efe Tunçer’in oyunculuk performansını izlemek kadar, Meriç Aral’la birlikte sunduğu Teras Noir ve denk geldiğimiz başka yerlerde sohbetini dinlemeyi de seviyoruz. Efe’nin zevklerini, hafızasını, gündelik hayatını kurcaladık.

Sence harika bir yaz akşamının olmazsa olmazı nedir?

Hafif bir esinti. Bir de dışarıdaysam eve dönerken o günü uzun uzun kafamda döndürebileceğim tanıdık, yeşillikli bir dönüş yolu.

Asla hayır diyemeyeceğin bir seyahat rotası?

Karlı bir St. Petersburg ve tek başıma kalabileceğim eski bir otel odası. Müzeleri gezip biraz üşüyüp akşamları da yazmak.

Bir film / dizi karakteriyle tatile çıkacak olsan kimi seçerdin?

Mozart in the Jungle – Hailey Rutledge. Muhtemelen başımıza türlü türlü işler gelirdi. Ama çok saçma yerlerde çok saçma şeyler keşfederdik.

Çocukluk kahramanlarından biri? Onu diğerlerinden ayıran neydi?

James Bond. Neden bilmiyorum. Tam olarak tarif edemesem de zihninde birtakım çözemediği çelişkileri barındıran karakterler küçükken de ilgimi çekiyordu galiba. Olayların onu içine attığı aksiyondan ziyade her filmin sonunda kendi içinde daha büyük bir zafer kazandığını hissediyordum sanırım. Koşullardan bağımsız, kendine bir şekilde sadık kalabilmesi çok etkileyiciydi. Tüm kusurlarına rağmen.

Tepkilerini takip ede ede arkadaşına izletmek isteyeceğin bir film?

Sık sık yaparım bunu ve arkadaşım ya beğenmezse diye de çok gerilirim. Memento diyeceğim. Bence bir insanın Memento’dan etkilenmemesi imkansız.

Binge watching’e dalacak birine önereceğin dizi?

Battlestar Galactica. Bir dizi değil de yüzlerce saatlik bir film izlemiş gibi hissettmiştim bittiğinde. Herhangi bir algoritmik taktik kullanmadan yalnızca anlattığı meselenin sürükleyiciliğiyle seneler önce başardı bunu. Çok büyük bir dizi.

Kimsenin fark etmediği bir özelliğin?

Ciddiye alınmayı içten içe önemsiyor oluşum. Nedense hiç umurumda değilmiş gibi görünüyor ama sanırım ben de herkes gibi zaman zaman bir odaya girdiğimde “Efe geldi” densin istiyorum gizlice. Yine de insan kendi imajı hakkında çok fazla düşünerek yaşadığında hayatın hakkını veremiyor. İyi ki de öyle.

Keşke unutup en baştan okuyabilsem dediğin bir kitap?

Paul Auster – Görünmeyen ve hep aynı cevabı verdiğim için artık insanların başka hiçbir kitap okumuyor mu acaba diye düşünmesinden korktuğum Orhan Pamuk – Kara Kitap. O kalp çarpıntısını tekrar yaşamak isterdim. Başka hiçbir kitap beni gece saat dörtte Kara Kitap’ı bitirdiğimdeki gibi hissettirmedi.

Uzun yola çıkıyoruz. İlk ne dinleyelim?

Glen Hansard – “Didn’t He Ramble”. Vefatından sonra bir anda karşıma çıktı ve ilk defa dinledim. Şimdi sürekli dinliyorum. Muhteşem bir şarkı.

Şehirde bulunmayı sevdiğin, sana iyi gelen bir yer?

Beyoğlu’nda çalışanlarıyla ve belki başka birkaç masayla haklarında hiçbir şey bilmeden rahatça sohbet edebileceğim ve kahve içebileceğim herhangi bir yer.