Harry Styles için koşmak yalnızca spor değil; aynı zamanda kalabalığın içinden çekilip kendisiyle baş başa kalabildiği nadir anlardan biri.

32 yaşındaki şarkıcı, Runner’s World dergisinin bahar sayısı için yazar ve maraton koşucusu Haruki Murakami ile yaptığı söyleşide koşuyu “kendimle yaptığım bir konuşma” olarak anlatıyor. Styles’a göre sahnenin, turnelerin ve sürekli yeni deneyimlerin yarattığı o yoğun gürültünün ardından koşu, zihnini toparlayabildiği bir alan. “Bazı deneyimler o kadar yoğun ki; çok fazla insan, çok fazla ses… Koşu bütün bunları sindirebildiğim bir yere dönüştü. Gerçekten yalnız kalabildiğim bir yer,” diyor.

Koşunun ona öğrettiği en önemli şey ise kendine güvenmek. Özellikle maraton antrenmanlarında. “Kendime ‘zor bir şeyi yapabileceğini biliyorum’ diyebilmek… İstemediğin günlerde bile kalkıp antrenman yapabileceğini bilmek. Kendime söylediğim şeyi gerçekten yapacağıma güvenmek,” diye anlatıyor. Murakami’nin Koşmasaydım Yazamazdım kitabına da gönderme yaparak ekliyor: “Çünkü hiç kimse senin yerine bir maraton koşamaz. Müzik yaparken bana yardım eden, konseri hazırlayan, beni sahnede iyi gösteren birçok insan var. Ama koşu… kendimle yaptığım bir konuşma.”

Styles’ın koşu meselesi ciddi. Geçen eylül ayında Berlin Maratonu’nu 2 saat 59 dakika 13 saniyede tamamladı; bu onun kişisel en iyi derecesi. Daha önce Tokyo Maratonu’nu 3 saat 24 dakika 7 saniyede bitirmişti. Uzun koşuların öncesinde ise ritüeli oldukça basit: “Her uzun koşudan önce bulabildiğim en büyük kruvasanı yerim.”

Berlin Maratonu’nda ise başka bir hazırlık yapmış. “Yarış sırasında altıma kaçırmaktan çok korkuyordum,” diye anlatıyor. Bu yüzden sabah fazla su içmek yerine elektrolit almış, yarış sırasında ise bol bol içmiş.

Berlin’in gece hayatı da Styles’ın yeni albümü “Kiss All the Time. Disco, Occasionally.” için ilham kaynaklarından biri olmuş. Ama şehirleri asıl tanıma biçiminin koşmak olduğunu söylüyor. “Arabada giderken göremeyeceğiniz şeyleri yer seviyesinden görüyorsunuz. Londra’da daha önce hiç fark etmediğim o kadar çok yer varmış ki.”

One Direction yıllarında dünyanın dört bir yanını dolaşsa da çoğu zaman oteller ve konser mekânları arasında gidip geldiklerini hatırlatıyor. “Bazı ülkelerde gerçekten bulunmuş sayılmam bile. Şimdi seyahat ettiğimde özellikle dışarı çıkmaya karar veriyorum. Koşmak ya da yürümek… Bir yeri bambaşka bir şekilde deneyimliyorsunuz.”

Peki, sokakta koşarken tanınmak? Styles’a göre o da pek mesele değil. “Sürekli hareket halindesiniz. Bir köşeyi dönüp gidebilirsiniz. İnsanlar genelde ‘Az önce o muydu?’ diye düşünüyor. ‘Aa bak, bu o!’ demeden önce siz zaten çoktan gitmiş oluyorsunuz.”

Kaynak: https://people.com/harry-styles-running-being-by-myself-runners-world-11918153