Bazı sözcükler vardır ki bir durumu yalnızca tarif etmekle kalmaz; bir anın tüm hissini, atmosferini tek bir tınıda mühürler. Bu estetik arayış, farklı kültürlerin ve dillerin en büyüleyici sözcüklerini ortak bir duyguda buluşturan çalışmalara zemin hazırlıyor. Dil öğrenme platformu Babbel, kapsamlı bir araştırmayla “Dünyanın En Güzel Kelimesi”ni seçti. Babbel, bu listeyi oluşturmak için önce Reddit ve TikTok gibi platformlardaki çevrim içi dil topluluklarında yapılan binlerce tartışmayı mercek altına aldı. Ortaya çıkan devasa havuzda 75 farklı dile ait, tam karşılığı başka dillerde zor bulunan tam 223 kelime toplandı. Son kararı uluslararası dilbilimciler, yazarlar ve kültür uzmanlarından oluşan bir jüri verdi. Jüri üyeleri, kelimeleri ses yapısındaki ahenk, anlam derinliği, nadirlik ve taşıdıkları kültürel önem gibi kriterlere göre değerlendirdi.

Jürinin değerlendirmesi sonucunda listenin zirvesine yerleşip dünyanın en güzel kelimesi seçilen sözcük “kaitiakitanga”. Bu kelime, doğayı ve çevreyi sadece korumayı değil; hem bugün hem de gelecek nesiller adına toprağa, suya ve canlılara karşı duyulan manevi gözetme sorumluluğunu ifade ediyor.

Jürinin bu kelimeyi seçmesindeki en büyük etken insanın, doğanın sahibi değil emanetçisi ve koruyucusu olduğu fikrini, hem çok katmanlı hem de kulağa son derece ahenkli gelen tek bir sözcüğe sığdırabilmesi. Çalışmanın bilimsel bir sıralamadan ziyade dillerin kültürel hafızasını yansıtan bir seçki olduğunu vurgulayan jüri, Kaitiakitanga dışındaki kelimeleri numaralandırmadan dünyanın en eşsiz 15 kelimesini duyurdu.

Listede Türkçeden “yakamoz” da yer aldı. Yakamoz, jüri tarafından “Ay ışığının deniz veya su yüzeyinde oluşturduğu gümüş renkli parıltı” olarak tanımlandı. Melodik yapısı, güçlü bir doğa manzarasının büyüsünü tek kelimeyle hissettirebilmesi, yakamozun dünya çapında tescillenmesini sağladı.

Dünyanın en güzel 15 kelimesi tam liste hemen aşağıda:

Kaitiakitanga (Maori): Doğayı ve çevreyi hem bugün hem de gelecek nesiller adına koruma ve gözetme sorumluluğu.

Aura (Yunanca): Bir kişinin çevresinde hissedilen kendine özgü enerji veya atmosfer.

Hiraeth (Galce): Kaybedilmiş ya da hiç tam anlamıyla sahip olunamamış bir yuvaya veya zamana duyulan derin, buruk özlem.

Ikigai (Japonca): İnsana her sabah yataktan kalkmak için neden veren yaşam amacı.

Iriy (Ukraynaca): Efsanelere göre kuşların ve ruhların kışın göç ettiği sıcak, efsanevi diyar.

Kintsugi (Japonca): Kırılan seramikleri altınla onararak çatlaklarını gizlemek yerine görünür kılan sanat.

Luftmensch (Yidiş): Günlük pratik işlerden çok fikirleri ve hayalleriyle yaşayan idealist veya hayalperest kişi.

Mamihlapinatapai (Yaghan): İki kişinin de ilk adımı karşı tarafın atmasını istediği anda paylaşılan anlamlı bakış.

Naz (Urduca): Koşulsuz sevildiğini bilmenin verdiği güven ve gurur duygusu.

Ojalá (İspanyolca): Bir şeyin gerçekleşmesini içtenlikle umut eden dilek ifadesi.

Poronkusema (Fince): Bir ren geyiğinin idrarını yapmak için durmadan önce kat edebileceği mesafeyi ifade eden geleneksel uzaklık ölçüsü.

Saudade (Portekizce): Yokluğuyla acı veren ama güzel duygular da uyandıran derin özlem.

Ubuntu (Zulu): “Ben, biz olduğumuz için varım” anlayışına dayanan ortak insanlık felsefesi.

Yakamoz (Türkçe): Ay ışığının su yüzeyinde oluşturduğu gümüş renkli parıltı.

Zephyr (Yunanca): Hafif, yumuşak ve ferahlatıcı esinti.