2010’ların televizyon dünyasına damga vuran, yirmili yaşların karmaşasını, arkadaşlıkların kırılganlığını ve büyümenin hiç de sandığımız kadar kolay olmadığını anlatan Girls geri dönüyor! Lena Dunham’ın yaratıcısı, senaristi ve başrol oyuncusu olduğu kült HBO dizisi, finalinden yaklaşık 10 yıl sonra beş yeni bölümle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Üstelik Hannah, Marnie, Jessa ve Shoshanna da yeniden bir araya geliyor. Bir zamanlar New York’ta hayatlarını yoluna koymaya çalışan, aşkı, arkadaşlığı ve kendilerini anlamaya uğraşan dört genç kadını bu kez kırklı yaşlarında izleyeceğiz.
2012’de ilk kez yayımlandığında televizyonun kadın karakterlere bakışını değiştiren yapımlardan biri olmuştu Girls. O dönemde romantik komedilerin kusursuz ilişkilerinden, büyük şehirde yaşamanın büyüleyici taraflarından ve her koşulda birbirine destek olan arkadaş gruplarından oldukça farklı bir dünya sunuyordu. Dizinin merkezinde, yazar olmak isteyen ama ne yazacağını, nasıl geçineceğini, kiminle birlikte olacağını ve hatta nasıl bir insan olmak istediğini bile tam olarak bilmeyen Hannah Horvath vardı. Hannah’nın çevresindeki Marnie, Jessa ve Shoshanna da ondan pek farklı değildi. Hepsi kendi hayatlarının başrolü olmaya çalışırken birbirlerinin hikâyelerinde zaman zaman kötü karaktere dönüşebiliyordu.
Dizinin, kadın karakterlerin her zaman sevimli, başarılı, anlayışlı ya da haklı olmak zorunda olmadığını hatırlatması bizce en büyük başarısıydı. Bencillikleriyle, kıskançlıklarıyla, yanlış kararlarıyla, utanç verici anlarıyla ve kimi zaman izleyiciyi çileden çıkaran davranışlarıyla gerçek insanlara benzeyen karakterler yaratmıştı Dunham. Dizinin kimi sahneleri rahatsız edici, kimi diyalogları fazlasıyla tanıdıktı. Üstelik Girls, bütün bunları anlatırken kendisiyle dalga geçmekten de çekinmiyordu.

Daha ilk bölümünde Hannah’nın kendisini bir neslin sesi, en azından bir neslin seslerinden biri olabileceğini söylemesi, dizinin yıllarca sürecek tartışmalarının da başlangıcıydı. Gerçekten bir neslin hikâyesini mi anlatıyordu, yoksa New York’ta yaşayan, belirli bir sınıfa mensup ayrıcalıklı gençlerin dünyasını mı? Girls hem bu sorularla hem de beden algısı, cinsellik, ruh sağlığı, rıza, sınıfsal ayrıcalıklar ve kadın arkadaşlıkları üzerine açtığı tartışmalarla dönemin en çok konuşulan yapımlarından biri oldu. Bugünden bakıldığında eksikleri ve kör noktaları daha belirgin görünse de televizyon tarihinde bıraktığı iz tartışılmaz. Altı sezon boyunca 19 Emmy adaylığı elde eden dizi, iki Emmy ödülü kazandı.
2017’de yayımlanan finalde Hannah’yı artık bambaşka bir hayatın eşiğinde bırakmıştık. New York’tan uzaklaşmış, anneliğe adım atmış, arkadaşlıklarının ve eski hayatının değişimiyle yüzleşmeye başlamıştı. Dizinin finali, bütün karakterlerini aynı masada buluşturan mutlu bir son yerine, yetişkinliğin bazen yolların ayrılması anlamına geldiğini kabul ediyordu. Hannah ile Marnie’nin ilişkisi sürerken Jessa ve Shoshanna’nın hayatları başka yönlere açılmıştı.
Şimdi ise bu hikâyenin devamını görme zamanı. HBO’nun 13 Ekim’de yaptığı resmî açıklamaya göre Lena Dunham, Hannah Horvath rolüne geri dönerken Allison Williams yeniden Marnie Michaels’ı, Jemima Kirke Jessa Johansson’ı, Zosia Mamet ise Shoshanna Shapiro’yu canlandıracak. Dizinin unutulmaz karakterlerinden Elijah Krantz’a hayat veren Andrew Rannells da kadroda yer alıyor. Orijinal dizinin yaratıcı ekibindeki önemli isimlerden Judd Apatow da yürütücü yapımcı olarak projeye geri dönüyor.
Yeni bölümlerin çekimlerine 2027’de başlanması planlanıyor. Henüz kesin bir yayın tarihi açıklanmış değil. Dizide Adam Sackler karakteriyle büyük çıkış yakalayan Adam Driver’ın geri dönüp dönmeyeceği de belirsizliğini koruyor. Driver, açıklanan oyuncu kadrosunda yer almıyor.
Dunham ise dönüş kararının ardında oldukça kişisel bir neden olduğunu anlatıyor. Uzun yıllar boyunca Girls’e geri dönmek için anlatmaya gerçekten değer bir hikâye bulamadığını söyleyen oyuncu ve yönetmen, 40. yaş gününün yaklaşmasıyla birlikte karakterlerin zihninde yeniden canlanmaya başladığını belirtiyor. Bir zamanlar yirmili yaşlarının belirsizliklerini anlattığı kadınlara, şimdi kırklı yaşların getirdiği deneyim, pişmanlık ve değişimlerle bakmak istiyor. HBO’nun komedi programlarından sorumlu yöneticisi Amy Gravitt de yeni hikâyenin yirmili yaşların karmaşasından kırk yaşına gelmenin dönüm noktasına uzanacağını vurguluyor.