Ve Oscar’lar sahiplerini buldu.

Bu yıl Oscar’lar biraz tek filmin etrafında döndü gibi görünüyor: Gecenin açık ara kazananı, politik gerilim filmi One Battle After Another. Film toplam altı ödül aldı; en önemlisiyse de En İyi Film ve En İyi Yönetmen dalları. Böylece Phantom Thread’inden There Will Be Blood’ına, hayranı olduğumuz yönetmen Paul Thomas Anderson, yıllardır “usta yönetmen” diye anılmasına rağmen ilk kez Oscar kazandı. Sahneye çıktığında da bunu tiye aldı: “Bunun için bayağı çalışmam gerekti.”

Oyunculuk kategorilerinde de yarış hayli kızgındı. güçlü. Sinners filmiyle Michael B. Jordan, Timothée Chalamet’i geride bırakıp En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Konuşmasında kendinden önce bu ödülü kazanan siyah oyuncuları tek tek andı ve “onların açtığı yoldan geldim” diyerek her birine teşekkür etti. Oldukça duygusal ama bir o kadar da kontrollü bir konuşmaydı. Timothée Chalamet’nin alamadığı ödülse hemen meme’lere konu oldu. Bu ödülsüzlüğü örenden önce opera ve bale hakkında yaptığı açıklamalara bağlayan da oldu.

Gecenin en dokunaklı anlarından biri ise Jessie Buckley’den geldi. Hamnet filminde Shakespeare’in eşini canlandıran Buckley, kariyerinin ilk Oscar’ını aldı. Ödülünü İngiltere’deki Anneler Günü’ne denk geldiğini hatırlatarak “Bir annenin kalbindeki o güzel karmaşaya” adadı. Sahnedeki hali, rolünün duygusunu hâlâ üzerinden atamamış gibiydi.

Yan rollerde de dikkat çeken sonuçlar vardı. Sean Penn, One Battle After Another ile kariyerinin üçüncü Oscar’ını kazandı ama törene katılmadı. Amy Madigan ise Weapons ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü aldı. İlginç olan, bu kategoride bir korku filmi performansının en son 1969’da ödül kazanmış olmasıydı. Madigan için de neredeyse 40 yıl sonra gelen bir Oscar oldu.

Bir başka sürprizse K-pop cephesinden: KPop Demon Hunters, hem En İyi Animasyon hem de “Golden” şarkısıyla En İyi Özgün Şarkı ödülünü aldı.

Gecede siyaset çok baskın değildi ama tamamen yok da değildi. Norveçli yönetmen Joachim Trier, konuşmasında “tüm çocuklardan tüm yetişkinler sorumlu” diyerek politik bir gönderme yaptı. Javier Bardem ise sahneye çıkıp kısa ve net konuştu: “Savaşa hayır, Filistin’e özgürlük.”

Kısacası 2026 Oscar’ları, tek bir filmin damga vurduğu ama farklı hikâyelerin de kendine yer açtığı, dengeli ve yer yer duygusal bir gece olarak akılda kaldı.

Fotoğraf: Kevin Winter/Getty Images