Timothée Chalamet, çok yakın zamana kadar Hollywood’un gözdesi, tabiri caizse altın çocuğuydu. Oscar’ın güçlü adaylarından biri olarak da görülüyordu. Peki son günlerde hakkında yükselen tepki, gerçekten yalnızca bale ve opera hakkındaki görüşlerinden mi ibaret?
Geçen hafta Timothée Chalamet, verdiği bir röportajda söylediği tek bir cümle yüzünden beklemediği bir tartışmanın ortasında kaldı. Chalamet sohbet sırasında “Artık kimse opera ya da baleyle ilgilenmiyor” diyerek, kariyerinde daha geniş kitlelere ulaşan işlerde yer almak istediğini anlatmaya çalışıyordu. Hatta tam olarak şöyle dedi: “Artık kimsenin ilgilenmediği bir şeyi yaşatmak için çalışan bir alanda bulunmak istemem.” Sözlerinin hemen ardından “bu alanlarda çalışan herkese saygım var” diye eklese de, yorum kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve birçok sanatçı ile kültür kurumundan tepki geldi.
Kimi yorumcular, oyuncunun sözlerinin bağlamından koparıldığını savundu. Onlara göre Chalamet, bu sanatların değersiz olduğunu söylemekten ziyade, günümüzde ana akım kültürde daha az görünür hale geldiğine dikkat çekmeye çalışıyordu. Bazıları, opera ve balenin tarihsel olarak zaten daha sınırlı bir izleyici kitlesine hitap ettiğini, ancak bunun bu sanatların önemini azaltmadığını dile getirdi. Tartışma böylece, klasik sahne sanatlarının günümüzdeki yeri ve popüler kültürle ilişkisi üzerine daha geniş bir kültürel tartışmaya dönüştü.
Sosyal medyadan tepkiler çoğaldı, birçok kişi oyuncunun klasik sahne sanatlarını küçümsediğini düşündü. Dahası onu cehaletle suçladı.
Tepkiler özellikle opera ve bale dünyasındandı. Dansçılar, koreograflar ve sanat kurumları, bu sanatların hâlâ canlı olduğunu ve salonların çoğu zaman dolu olduğunu hatırlattı. Sosyal medyada da pek çok sanatçı kendi performanslarından görüntüler paylaşarak “Biz hâlâ buradayız” mesajı verdi. Bazı yorumcular, Chalamet’nin bir sanat dalının içinden gelen biri olarak başka sanat alanları hakkında daha dikkatli konuşması gerektiğini söyledi.
TIMOTHEE indirim koduyla %14 indirimin sahibi olun!
Tartışmayı büyüten bir başka ayrıntı da oyuncunun ailesiyle ilgiliydi. Chalamet’nin annesi, kız kardeşi ve büyükannesinin bale dünyasıyla yakın ilişkisi olduğu hatırlatılınca, sözleri daha da ironik bulundu: Yoksa bu aileye verilmiş bir mesaj mıydı!
Sonuçta birkaç saniyelik bir yorum, klasik sanatların günümüzdeki yeri üzerine geniş bir tartışmaya dönüştü. Opera ve bale savunucuları bu fırsatı, sahne sanatlarının hâlâ güçlü bir izleyici kitlesi olduğunu hatırlatmak için kullandı. Chalamet ise henüz konuya uzun bir açıklama yapmadı; fakat Hollywood’da bazen tek bir cümlenin bile beklenmedik bir kültür tartışmasını tetikleyebildiği bir kez daha görülmüş oldu.
Bazıları ise ortaya çıkan ilgiyi akıllıca fırsata çevirdi. Seattle Opera, Carmen için biletlerde yüzde 14 indirim yapacağını duyurdu ve indirim kodu olarak TIMOTHEE’yi kullandı. Kurum sosyal medyada “Timmy, sen de kullanabilirsin” diye esprili bir mesaj paylaştı.
Timothée düşüşte mi?
Oscar yarışında rüzgâr Chalamet’nin aleyhine dönmeye zaten başlamıştı. Oyuncu, sezonun en önemli ve son “ısınma” ödüllerinden ikisini, BAFTA ve Actors Awards, kazanamayınca yarıştaki avantajını kaybetti.
Gazeteci Ritman’a göre bu tür yarışlarda belirleyici olan şey son düzlükte oluşan ivme. “Son bölüme girerken iş tamamen momentuma kalıyor; işaretlerin nereye gittiğini görmeye başlıyorsunuz” diyor Ritman. “Chalamet uzun süre açık ara favoriydi. Ama ödül törenleri art arda gelmeye başladığında, yarışın gerçek dengesi de ortaya çıkıyor.”
Peki, Chalamet gerçekten ukala bir ünlü mü yoksa mütevazı ve işine ciddi yaklaşan bir oyuncu mu?
Belki de ikisi birden: Oscar kazanma ve “büyük oyuncular arasına girme” arzusunu açıkça dile getirmekten çekinmeyen, bu yüzden zaman zaman itici görünebilen; Kylie Jenner’la ilişki yaşayan ama aynı zamanda filmlerini satmak için yaptığı dikkat çekici hamlelerde de oldukça başarılı olan, çok iyi ve ciddi bir oyuncu.
Sorunun cevabını zaman gösterecek.