Filistinli şair ve yazar Mosab Abu Toha, The New Yorker’da 7 Ekim’de yayımlanan yazısında Gazze’de yeni eğitim yılını kendi ailesi üzerinden anlattı. Aralık 2023’te Gazze’den ayrılan ve bugün ailesiyle New York eyaletindeki Syracuse’da yaşayan Abu Toha, Gazze’de kalan kız kardeşi Aya’yla konuşmalarını aktarıyor.
Aya’nın çocukları sabah altıda kalkıp sokaktaki tankerden su almak için sıraya giriyor. Saat sekizde iki oğlu, yürüyerek 25 dakika uzaklıktaki okula gidiyor. Okul, Cibaliya’da yıkık evler ve moloz yığınlarıyla çevrili büyük bir çadır.

Yastığın altındaki ayakkabılar
Abu Toha bu tabloyu kendi çocukluğuyla yan yana koyuyor. Okul açılmadan bir hafta önce ailece kırtasiyeye gittiklerini, defterini, kalemini kendisinin seçtiğini anlatıyor. Okulun ilk gününden önceki gece onun için bayramdan sonra yılın en önemli ikinci gecesiymiş. Yeni ayakkabılarını yastığının altına koyup uyurmuş. Ortaokulu, Cibaliya Kampı’nda UNRWA’nın işlettiği El-Fahura’ydı. Marangozluk ve metal işi atölyeleri, fen ve bilgisayar laboratuvarı, kütüphanesi vardı. Aşılarını, diş taramalarını ve ücretsiz ders kitaplarını da okulda aldıklarını hatırlatıyor. Üniversitede İngilizce öğretmenliği okurken stajını bu okulda, eski öğretmenlerinden birinin yanında yapmış, 2016’da UNRWA öğretmeni olmuş. “On yılda ne kadar çok şeyin değiştiğine inanamıyorum” diye yazıyor.
Haftada dokuz saat
Bugün öğrenciler bugün haftada üç gün, günde üçer saat ders görüyor. Abu Toha, kendi öğrencilik yıllarında bu sürenin haftada 27 saat olduğunu belirtiyor. Çadırda sıra ve sandalye yok. Çocuklar toprağa oturup hamur açmakta kullanılan alçak bir masada çalışıyor, yeğenlerinden biri bir keresinde tuğlayı sıra yapmış. Ders kitabı olmadığı için öğretmenler çalışma kâğıtlarıyla idare ediyor.
12 yaşındaki yeğeni bu yıl yedinci sınıfa başlamış, ama dördüncü, beşinci ve altıncı sınıfları neredeyse hiç okuyamamış. 16 yaşındaki kız yeğeni okul bahçesine kurulan bir çadırda onuncu sınıfa gidiyor, çünkü dersliklerde yerinden edilmiş aileler kalıyor.
Kırtasiye de ailelerin kaldıramayacağı bir masrafa dönüşmüş. Eskiden 10 dolar civarında olan okul çantası 40 dolara, spiralli bir defter 22 şekele satılıyor. Aya, okul masrafını karşılayabilmek için evde pişen yemeği azalttığını söylüyor. Kardeşine ilk kez, Gazze’den çıkmalarına yardım edip edemeyeceğini sormuş. Çocuklarının resim, müzik ve spor da öğrenebileceği normal bir eğitim istediğini anlatmış.
Sınıfta vurulan çocuk
Okul yolu da okulun kendisi de güvenli değil. Abu Toha’nın 14 yaşındaki yeğeni, yürürken ateş sesi duyduklarında molozların arasında yüzüstü yere yattıklarını anlatıyor. Yazar bunların, kendisinin “sözde” diye andığı ateşkes sürerken yaşandığını da özellikle vurguluyor.
9 Nisan 2026’da dokuz yaşındaki Ritaj Rihan, bir çadır okulda öğretmeninin ödevine bakmasını beklerken İsrail kurşunuyla vuruldu ve kliniğe ulaşamadan hayatını kaybetti. Çadır, Abu Toha’nın liseyi bitirdiği okulun yıkıntıları üzerine kurulmuştu. Kız çocuğu vurulduğunda yanında yazarın 12 yaşındaki yeğeni oturuyordu. Abu Toha ertesi gün internette Ritaj’ın defterinin fotoğrafını bulduğunu yazıyor. O gün matematikte çıkarma işlemi çalışıyormuş, sayfanın üzeri kan içindeymiş.
Okullar ilk kez vurulmuyor
Abu Toha, El-Fahura’nın 2023’te sığınağa dönüştükten sonra iki kez havadan vurulduğunu aktarıyor. 4 Kasım’daki saldırıda 15 kişi, iki hafta sonraki saldırıda en az 50 kişi öldü. İsrail ordusu o dönemde The New York Times’a uluslararası hukuka bağlı olduğunu ve sivillere verilen zararı azaltmak için adım attığını söylemişti. Yazar saldırıdan sonra okula gidip yıkımı telefonuyla kaydettiğini, duvarları çöken iki sınıftan birinin kendi dokuzuncu sınıf dersliği olduğunu anlatıyor.
Aynı okulun önünde 2009’da tank mermileriyle 43 kişinin, 2014’te Cibaliya’da sığınak olarak kullanılan bir başka okulda 15 kişinin öldürüldüğünü de hatırlatıyor. Ona göre bugünü ayıran şey süre: Gazze’de çocuklar art arda dördüncü yıldır düzenli eğitimden yoksun.
Yazıda anılan Haziran 2026 tarihli bağımsız BM komisyonu raporuna göre kesintiler okuma, matematik ve düzenli çalışma gibi temel becerileri zayıflattı. UNICEF ise beş yaşın altındaki yüz binlerce çocuğun ciddi gelişimsel gecikme riski altında olduğu uyarısını yapıyor.
Bağışla açılan okul
Yazıda kişisel girişimlere de yer var. Beyt Lahiya’daki anaokulu yıkılan bir eğitimci, yerinden edildiği her yerde çadırda sınıf kurmuş. Bu yıl Gazze şehrinde “Athar” adında bir okul açmış. Kira, okul malzemesi ve öğretmenlere ödenen aylık 150 dolarlık maaş bireysel bağışlarla karşılanıyor, yaklaşık 500 öğrenci ücretsiz ders görüyor.
Abu Toha’nın üç çocuğu ise eylülde ABD’de okula döndü. Yazar, onları ağaçlı bir yoldan okula götürürken çektiği fotoğrafları Gazze’deki ailesiyle paylaşırken duyarsızlık edip etmediğini düşündüğünü yazıyor. Gazze’deki küçük kız kardeşleri, okulda öldürülmelerinden korktukları için çocuklarını çadır okullara göndermekte hâlâ tereddüt ediyor.
Kaynak: Mosab Abu Toha, The New Yorker, 7 Ekim 2026