Prenses Diana adını Google’da aradığımız zaman karşımıza çıkan ilk tanım: “Kral III. Charles’ın ilk eşi ve Birleşik Krallık tahtının varisi Galler Prensi William ile Sussex Dükü Prens Harry’nin annesi.” Fakat şüphesiz ki başta Birleşik Kralık olmak üzere, onun tüm dünyada bu kadar sevilmesine sebep olan şey bu sıfatların hiçbiri değil. Bir savaşı durdurmadı, kuraklığı bitirmedi ya da bir hastalığa çare bulmadı. Peki nasıl oldu da Prenses Diana sadece Diana olarak bu kadar çok sevildi? Cevap aslında onun saray duvarlarını yıkıp “halktan biri” olmasıydı. Çıplak elleriyle HIV/AIDS hastalarına dokunup sarılan, mayın tarlalarında yürüyen, eldivensiz bir şekilde halkla temas eden, karşısındakini dinlerken gerçekten onun gözlerinin içine bakan biriydi. Kraliyetin katı kuralları tarafından bastırılmayı reddetti; kendi yaralarını, yeme bozukluğunu, depresyonunu ve mutsuzluğunu saklamaktan çekinmedi. Mükemmel bir prenses portresi çizmek yerine, sevgiyi ve şefkati paylaşan gerçek bir insan oldu. Bu yüzden İngiltere eski Başbakanı Tony Blair’in ona taktığı isimle “Halkın Prensesi” olarak kalplerde taht kurdu. Ne yazık ki halkın ona duyduğu bu devasa sevgi, özel hayatındaki devasa boşluğu doldurmaya yetmedi. 1981’de “yüzyılın düğünü”yle başlayan peri masalı, aslında en başından beri biraz eksikti.

Eşi Prens Charles’ın kalbi hiçbir zaman tam anlamıyla Diana’ya ait olmamıştı. Prens Charles’ın bir zamanlar bir aile dostu olan şu anki Kraliçe Camilla Parker’la yaşadığı yasak aşk Diana’nın evliliği boyunca psikolojik bir savaş vermesine sebep olmuştu. Diana’nın, yıllar sonra “Bu evlilikte üç kişiydik, o yüzden biraz kalabalıktı” diyerek özetleyeceği bu aşk üçgeni, onu ihanetin ve saray tarafından destek görmemenin acısını kameralar önünde tek başına yaşamak zorunda bıraktı.

Hak ediyor her milimini bu dik gülüşün

İşte moda tarihine ve popüler kültüre damga vuran o meşhur “İntikam Elbisesi” (Revenge Dress) tam da bu hikâyenin kırılma noktasında ortaya çıktı. Tarihlerin 29 Haziran 1994’ü gösterdiği o akşam, Prens Charles ulusal televizyonda yayınlanan bir belgeselde Camilla’yla olan ilişkisini ve evlilikleri sırasındaki sadakatsizliğini tüm dünyaya ilk kez itiraf ediyordu. O gece herkes Diana’nın saklanacağını, utanç veya üzüntüyle evine kapanıp sessiz kalacağını bekliyordu. Fakat Diana, Vanity Fair’in Londra’daki Serpentine Galerisi’nde düzenlediği partiye öyle bir giriş yaptı ki Charles’ın itirafı ertesi günkü gazetelerin manşetlerinde ikinci planda kaldı.

Yunan tasarımcı Christina Stambolian imzalı; omuzları açıkta bırakan, vücudu saran, asimetrik kesimli ve uçuşan şifon kuyruklu siyah ipekten yapılmış bu cüretkar mini elbise, sıradan bir kıyafet değildi. Bu seçim, kraliyetin “siyah sadece yas tutarken giyilir” geleneğini ve “etek boyu dizin altında olmalıdır” gibi kurallarını tamamen yerle bir ediyordu. Boynunda, Kraliçe Anne Boleyn’nin düğün hediyesi olan devasa safir ve elmas taşlı inci kolyeyle, ayağında siyah topukluları ve yine kraliyet tarafından uygun görülmeyen kırmızı ojeleriyle Diana, adeta meydan okuyordu. Bu elbise, Prenses Diana’nın kraliyet kurallarını hiçbir zaman kabul etmediğinin kumaşa dökülmüş hâliydi. İhanete rağmen güçlü duran bir kadının sembolü olan bu ikonik elbise, 30 yıla yakın bir aranın ardından yeniden dünya gündeminde.

Diana’nın, 1997 yılında -ölümünden sadece iki ay önce- kanser ve AIDS derneklerine bağış toplamak amacıyla sattığı “İntikam Elbisesi”si, 9 Aralık 2026’da New York’taki Sotheby’s müzayedesinde yeniden açık artırmaya çıkıyor. 150 bin ile 300 bin dolar arasında bir fiyata alıcı bulması beklenen elbisenin satışından elde edilecek gelirin bir kısmı, yine bir sağlık kuruluşuna bağışlanacak. Aradan yıllar geçse de Diana’nın o gece o arabadan inerken dünyaya verdiği güçlü mesajın etkisi ve modayı sessiz ama sağır edici bir dil olarak kullanma biçimi, bugün bile aynı ihtişamıyla hatırlanmaya devam ediyor.

Endişeli gözler Kim Kardashian’nın üzerinde

Tarihteki ikonik kadınlara ait parçaları toplamayı pek seven Kim Kardashian 2022’de gerçekleşen Met Gala’da Marilyn Monroe’nun 4.8 milyon dolarlık ikonik elbisesini ödünç alarak giymiş ve elbiseyi tahrip etmişti. Kardashian, 2017’de 379.000 dolara satın aldığı Jackie Kennedy’nin Cartier saatini ve 2023’de 163.000 sterline satın aldığı Diana’ya ait Atallah Cross’unu da kırmızı halıda kullanmıştı. Kardashian’ın, kültürel bir miras hâline gelmiş bu ikonik parçaları satın alıp kendi popüler kültürünün bir parçası hâline getirmesi birçok tartışmayı da beraberinde getiriyor. Zamanla bir moda ürününden daha çok tarihî bir objeye dönüşen bu ikonik parçaların bu şekilde kullanılmasına karşı olan insanlar “İntikam elbisesi” için de endişeli. Çünkü elbiseyi satın almak, sıradan bir vintage parçayı koleksiyona katmak değil; Diana’nın kişisel tarihinin bir parçasına sahip olmak anlamına geliyor. Elbise daha önce de satılmış olsa mevcut sahipleri elbiseyi yıllar boyunca korumuş ve çeşitli hayır amaçlarıyla sergilemiş. Söz konusu yeni alıcı Kim Kardashian olunca elbise yine orijinal formunda korunur mu yoksa North West’in doğum gününde mi giyilir bilemiyoruz.