Vapuru genellikle bir kıtadan diğerine geçmek için kullananlardanız. Kabataş’tan bin, karşıya geç, işine gücüne bak… Oysa vapurun başka bir ihtimali daha var: Bir yere yetişmeden, sadece İstanbul’a bakmak. “İstanbul Arası” tam da bu ihtimalin peşine düşüyor. Şehrin en tanıdık ulaşım rotalarından birini müzik, tiyatro ve hikâyelerle bambaşka bir deneyime dönüştürüyor.
14 Ağustos’ta başlayacak etkinlik serisi, İstanbul’un en tanıdık ulaşım rotalarından birini üç saatlik bir kültür-sanat yolculuğuna çeviriyor. Kabataş’tan hareket eden vapurda gece canlı müzikle başlıyor. Ardından Monologlar Müzesi, vapurun farklı noktalarına yayılan tiyatro performanslarıyla yolculuğa dahil oluyor. Sonra biraz durup İstanbul’u dinleme zamanı: Boğaz’ın Saklı Hikâyeleri, rehberli anlatımıyla yazarların, şairlerin ve şehrin az bilinen hikâyelerinin izini sürüyor. Her gün önünden geçtiğimiz ama çoğu zaman bakmadığımız İstanbul, bu kez suyun üzerinden başka türlü görünüyor. Gecenin finalinde ise vapurun terası sahneye dönüşüyor. İlk seferin konuğu Ayhan Sicimoğlu & Harikalar Bandosu. 14 Ağustos akşamı Latin ritimleri Boğaz’ın serinliğiyle buluşacak.
Yolculuk 19.45’te karşılama ve canlı müzikle başlayacak, 20.00’de vapurun hareketiyle devam edecek. Tiyatro ve rehberli anlatımın ardından saat 22.00’de konser başlayacak; vapur 23.00’te yeniden Kabataş’a dönecek.
Üstelik bu yolculuk tek seferlik değil.
28 Ağustos’ta Jakuzi On Piano,
11 Eylül’de Dilek Türkan,
25 Eylül’de Büyük Ev Ablukada vapurun konuğu olacak. Rota aynı, Boğaz aynı, vapur aynı ama müzik her seferinde başka.
Belki de mesele karşıya geçmek değildir. Bazen İstanbul’da yapılacak en iyi şey, hiçbir yere yetişmemektir.
Etkinlik biletleri Passo‘da.