Sömürgeleşmeden önce Afrika’da saç stilleri; bir insanın yaşına, ailesine, sosyal statüsüne, medeni durumuna ve mesleğine dair bilgi edinmenin yollarından biriydi. Aynı zamanda manevi değer taşıyan bu çok ayrıntılı tasarımlar, geleneği taşıyan işçiliği canlı canlı kaydediyordu. Fildişi Sahilli sanatçı Laetitia Ky, tuvali olarak kullandığı saçlarından yerçekimine meydan okuyan modeller üreterek heykel, fotoğrafçılık ve performans sanatı arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.

Eserler, birer replikadan fazlası tabii. Her biri, teknik ve estetik görkeminin ardında kendine has hikâyeler taşıyor. Hâliyle geleneksel saç stillerini yeniden ele alma pratiği, kültürel hafızayı korumaya dayanan bir eylem biçimine dönüşüyor. Serüveni başlatan şey, Laetitia Ky’nin çocukluğundan itibaren saçlarını düzleştirmek için kullandığı kimyasallardan bıkıp kendi doğal hâliyle geçmişten farklı, daha barışık bir bağ kurma arzusu oluyor.

Siyah güzelliğine dair alışılmadık temsilleri ararken geleneksel Batı Afrika saç stillerini belgeleyen bir çevrimiçi arşiv keşfeden sanatçı, gördüğü yüzlerce fotoğrafla kendi saçları arasında nasıl bağ kurabileceğini araştırıyor. Bunun için işe, aynanın önünde prova yaparak başlıyor; fikirlerini kâğıda geçirdikten sonra tel, iplik gibi araçlar, uzantılar, boncuklar, deniz kabuklarıyla saçlarını şekillendiriyor. Bugünün sosyal sorunlarını ele alan o etkileyici sahneler, sembolik nesneler böylece ortaya çıkıyor.

Arşiv araştırması, teknik beceri ve kişisel hikâye anlatımını birleştirdiği bir sanatsal pratik inşa eden Laetitia Ky; işlerinde feminizm, kadınlık deneyimi, öz sevgi gibi temalara dokunuyor. Öz sevgi demişken, bu bir iyileşme yolculuğu aynı zamanda. Zira sanatçı uzun yıllar boyunca saçlarından nefret ettiğini söylüyor. Kişinin bedeniyle kavgalı olmasının yarattığı huzursuzluk bazen çok büyük olabilir. Kökleriyle başka bir bakış açısında yeniden tanışmak, saçlarının taşıdığı tarihi ve vücudunun kendisine özgünleşmeye ne kadar açık bir araç verdiğini görmek, Ky’nin acısını güçlendirici bir şeye dönüştürmesini sağlamış.

Sanatçı, hazırlık süresi 30 dakikadan altı saate uzanabilen saç tasarımlarını bazen küçük kız kardeşi Florencia üzerinde de uyguluyor. Kadınlar arasındaki, aynı ailede yetişmiş kız kardeşler arasındaki kuvvetli bağı ve destek mekanizmasını görünür kılma motivasyonu var bunun arkasında. Laetitia Ky şöyle anlatıyor: “Fildişi Sahili’nde, saçınızı sadece yakın olduğunuz kişilerin yapmasına izin verirsiniz çünkü insanlar, birilerinin saçınızı kullanarak size manevi saldırıda bulunabileceğine inanırlar. Bu yüzden kız kardeşimin saçını şekillendirmem birbirimize duyduğumuz güveni gösteriyor.” Bir başkası adına iç ferahlatan, gülümseten işler, değil mi?