İstanbul’da bayram tatilinden bu yana köprülerden geçenler, vapurlara binenler deniz havası almakla kalmayıp kaydettiklerini türlü mecralarda paylaşıyor; sosyal medya hesapları boğazın mest eden görüntüleriyle doldu. “Filtresiz İstanbul” başlığında yaygınlaştırılan fotoğraflar, videolar; dünyanın İstanbul hakkındaki sarı, kurak önyargısına meydan okuyor.
Son haftalarda boğazın daha açık ve parlak renkte görünmesinin sebebi Coccolithophore adındaki mikroskobik alglerin hızla çoğalması. Bu aslında ekolojik dengenin bozulduğuna dair bir işaret. Öte yandan sakinlerinin kente aidiyetini güçlendirip içlerini kıpır kıpır ediyor. Öyle ki adını, tarihte Anadolu üzerinden Avrupa’ya taşınan turkuaz taşı ve çinilerin renginden alan turkuaz, uluslararası hesaplarda Turkish Blue başlığıyla Pantone altlığında paylaşılıyor.

Boğazın bir de insan dışı sakinleri var tabii. Yazın gelişini belli ki yunuslar da kutluyor; kendileri bu ara sık sık su yüzünde görülüyor. Sırt yüzgeçlerindeki izler aracılığıyla kimliklendirilerek takibe alınan yunusların hareketi, deniz yaşamına dair uzmanlara veri sağlıyor.
Bir de güzel haber: İstanbul Büyükşehir Belediyesi kadınları yaz boyu boğazda gezintilere çıkaracak. Özellikle ekonomik özgürlüğü olmayan, gündelik yaşamının büyük bir bölümü evde geçen, ev içi emeği görünmez kılınan kadın topluluğu için harika bir hizmet. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın ilanıyla şöyle: “Her hafta İstanbul’un farklı mahallelerinden gelen 400 kadın; müzikle, sohbetle ve yan yana olmanın sıcaklığıyla güzel bir gün geçiriyor. Bu güzel buluşmaya siz de davetlisiniz. ☘️
Kapak fotoğrafı: Cemal Yurttaş