Bir zamanlar eğitimde dijitalleşmenin örnek ülkelerinden biri sayılan İsveç, şimdi sınıflarda yeniden kâğıda, kaleme ve basılı kitaba dönüyor. Yani mesele “tabletler yasaklandı, teknoloji bitti” kadar keskin değil ama ülkenin eğitim politikası açık biçimde yön değiştiriyor. İsveç hükümeti, küçük yaş gruplarında ekran süresini azaltıp okuma, el yazısı, fiziksel kitap ve okul kütüphanelerini yeniden güçlendirme kararı aldı.

Bu dönüşün arkasında, son yıllarda öğrencilerin okuma-anlama becerilerinde yaşanan düşüş var. İsveç uzun süre tabletler, dijital ders materyalleri ve ekran temelli öğrenme araçlarıyla övünen ülkelerden biriydi. Fakat eğitimciler, özellikle küçük yaşlarda ekranın dikkat süresini, derin okuma becerisini ve yazı pratiğini zayıflattığını tartışmaya başladı. Associated Press’in aktardığına göre İsveç okullarında öğretmenler artık basılı kitaplara, sessiz okuma saatlerine ve el yazısına daha fazla zaman ayırıyor.

Hükümetin resmi açıklaması da aynı yönde: “Daha fazla okuma zamanı, daha az ekran zamanı.” İsveç, okullarda daha fazla kitap bulunması, öğrencilerin personelli kütüphanelere erişmesi ve özellikle ilkokul çağında kâğıt-kalemle öğrenmenin güçlendirilmesi için yatırım yapıyor. 2025 yazından itibaren öğrencilerin kendi okullarında personelli kütüphanelere erişimini güvence altına alan düzenlemeler de bu politikanın parçası.

Bu geri dönüş yalnızca pedagojik bir tercih değil, biraz da alarm zili. PISA sonuçlarında yaşanan gerileme ve gençler arasında büyüyen “okuma krizi” İsveç’te ciddi biçimde tartışılıyor. Le Monde’un haberine göre 2022 verilerinde 15 yaşındaki öğrencilerin dörtte biri temel okuryazarlık düzeyinin altında kaldı; bu oran 2000’de yüzde 13’tü. Hükümetin 2024-2026 arasında geleneksel kitapları desteklemek için ayırdığı kaynak da bu yüzden dikkat çekici.

UNESCO Courier’in 2026 tarihli değerlendirmesine göre İsveç, 2024’ten itibaren ders kitaplarını sübvanse etmeye başladı; 2026 itibarıyla bu alana yıllık 555 milyon İsveç kronu ayrılması planlanıyor. Aynı yazıda, okullarda personelli kütüphanelerin zorunlu hale gelmesi ve telefonların okul günü boyunca yasaklanmasına yönelik adımlar da İsveç’in dijital sınıf vaadini yeniden sorguladığını gösteren gelişmeler arasında sayılıyor.