Viyana’da bu akşam Eurovision coşkusu ilk yarı finallle başlarken, parıltılı sahnenin ardında işler pek de iyi gitmiyor. Tam yarışma heyecanı başlamışken New York Times, Eurovision’un mutfağında neler yaşandığına dair bomba etkisi yaratan bir araştırma yayımladı.
“Neler oluyor bu Eurovision’da, neden bu kadar tartışma var?” diyorsanız hemen anlatalım.
Oylama sonuçları gerçekten incelendi mi?
Geçtiğimiz yılki (2025) yarışmanın ardından birçok ülke, halk oylamasında (televoting) bir tuhaflık olduğunu sezmiş ve itiraz etmişti. Eurovision direktörü Martin Green, ülkelere tüm verileri inceleyeceğiz sözü verdi. Ancak ortaya çıkan belgelere göre, inceleme yapan ekibe tüm veriler değil, sadece yüzeysel bir özet sunulmuş. Yani dijital kampanyaların oyları ne kadar manipüle ettiği tam olarak araştırılmamış olabilir. Kısacası: İsrail oyları manipüle etmiş olabilir.
EBU bugüne kadar hep İsrail’i çıkarmak için yasal dayanağımız yok diyordu. Ancak sızan bilgilere göre EBU hukukçuları, aslında üye ülkeler isteseydi İsrail’in yarışma dışı bırakılmasının yasal olarak mümkün olduğunu raporlamışlar. Yani kapı arkasında istense yapılırdı denmiş ama kamuoyuna farklı yansıtılmış.
“Konuşmayın” baskısı ve büyükelçilikler
İddialar sadece İsrail’in reklamlara harcadığı bütçelerle sınırlı değil. Yayıncı kuruluşlara, bu tartışmalar hakkında gazetecilere konuşmamaları yönünde uyarılar gittiği söyleniyor. Ayrıca en az üç ülkede, İsrail büyükelçiliklerinin doğrudan yayıncı kuruluşlarla iletişime geçerek sürece müdahil olmaya çalıştığı öne sürülüyor.
Avrupa’nın yayıncı kuruluşları bu konuda tam ikiye bölünmüş durumda. Almanya ve Estonya, İsrail’in çıkarılmasına karşı çıktı. Hatta Avusturya, İsrail çıkarılırsa ev sahipliği yapmaktan vazgeçebileceklerini çıtlattı. İzlanda, İrlanda, İspanya, Hollanda ve Slovenya ise tepkilerini net koyarak 2026 yarışmasına katılmama kararı aldı. Norveç ve Portekiz ise çok düşünseler de sonunda yarışmaya devam dediler.
EBU Başkanı Delphine Ernotte Cunci, İsrail’in katılımı için doğrudan bir oylama yapmamalarını en demokratik çözüm olarak savundu. Ancak Belçika yayıncısı VRT gibi kurumlar bu durumu EBU insan hakları konusunu konuşmak yerine kuralların arkasına saklanıyor diyerek eleştirmeye devam ediyor.

Öte yandan, ilk yarı finalde sahne alan İsrailli şarkıcı Noam Bettan, “soykırımı durdurun” sloganıyla protesto edildi. “Soykırımı durdurun” sloganlarının yükseldiği ve hatta bunların canlı yayına da yansıdığı yarışmada, kimi seyirciler Filistin bayrağı açtı. Üzerlerine “Özgür Filistin” yazıları yazan kimi göstericiler salondan zor kullanılarak çıkartıldı.
Viyana’da şarkılar söylenirken, arka plandaki bu kriz Eurovision tarihinin en zorlu sınavlarından biri olmaya aday görünüyor.