Türkiye sınırına birkaç kilometre uzaklıkta, Ege’nin kuzeyinde bir şehir karşılıyor sizi: Alexandroupoli. 
Kimi için günübirlik bir kaçış, kimisi için kısa tatillerin en huzurlu adresi. İstanbul’a yalnızca birkaç saatlik mesafede olması da cabası. Sınırı geçtikten sonra ilk şehir… Ama Ege’nin ritmi burada bir başka. Kahvesi, denizi, dost canlısı insanlarıyla Alexandroupoli, her mevsim farklı bir güzellik sunuyor.

Alexandroupoli’nin simgesi Deniz Feneri. Hem buluşma, hem de günün en güzel manzarasına sahip noktası. Akşamüstü yürüyüşlerinde rüzgârın getirdiği tuzlu hava ve dalga sesleri, kenti anında sevdirmeye yetiyor.

Fenerin hemen yakınındaki sahil caddesi boyunca uzanan kafelerde, denizle iç içe bir mola vermek mümkün. Özellikle Zucca Cafe, ferah atmosferi ve leziz kahveleriyle bizim favorimiz.

Aleksandrupoli’nin kalbinde yer alan, Dimokratias Caddesi de şehrin en canlı ve hareketli caddelerinden biri. Sahile paralel uzanan bu cadde boyunca kafeler, butik mağazalar, restoranlar ve yerel dükkanlar sıralanır. Gündüzleri alışveriş ve gezinti için ideal olan cadde, akşamları da ışıklarıyla ayrı bir güzelliğe bürünür. Burada yürürken hem modern şehir yaşamını hem de Yunan misafirperverliğini hissedebilirsiniz.

Kum, Güneş, Deniz: Dikela ve Makri Plajları

Yaz aylarında Alexandroupoli, tam bir sahil kasabasına dönüşüyor.

Şehrin batısındaki Dikela Plajı, sakinliğiyle huzur arayanların gözdesi. Denizi sığ ve durgun, çocuklu aileler için ideal. Biraz daha canlı, enerjik bir atmosfer isteyenler içinse Makri Plajı biçilmiş kaftan. Kumsalı geniş, müzikleri neşeli, gün batımı ise bambaşka bir renk şöleni.

Renkli Bir Durak: Jumbo

Aleksandrupoli gezinizde mutlaka uğranması gereken yerlerden biri de Jumbo.
Her köşesi renkli oyuncaklar ve eğlenceli detaylarla dolu bu mağaza, özellikle çocukların vazgeçilmezi. Yılbaşı zamanı içeri adım atınca kendinizi adeta Noel Baba’nın atölyesinde hissediyorsunuz.

Lezzet Durakları: Zafra ve Nisiotiko

Kahvaltı veya öğle arasında Zafra’nın sıcacık börekleri Alexandroupoli’nin klasikleşmiş lezzet durakları arasında. İnce hamur, bol iç ve güler yüzlü servis — şehirle birlikte aklınızda kalan o küçük mutluluklardan biri.

Gün batımında ise deniz kıyısına inip Nisiotiko Restoran’da yerinizi alın.

Burası sadece yemekleriyle değil, atmosferiyle de özel bir yer. Mezeleri, taze balıkları ve dostane havasıyla hem yerel halkın hem turistlerin uğrak noktası.
Ve tabii ki Ercan… Nisiotiko’nun vazgeçilmez yüzü. Her masayla tek tek ilgilenir, samimiyetiyle kendinizi evinizde gibi hissettirir. Onun güler yüzü, Alexandroupoli akşamlarının unutulmaz detaylarından biridir.

Kısa Bir Kaçamak, Uzun Bir Anı

Alexandroupoli, İstanbul’a yakınlığı sayesinde küçük bir tatilde bile koca bir Ege huzuru sunuyor.
Deniz fenerinin ışığı, sahil kahvelerinin kokusu, plajların dinginliği ve restoranlarındaki dostça bir “hoş geldiniz”… Kısacası, Alexandroupoli bir şehirden çok bir his: sade, içten ve her defasında yeniden dönmek isteyeceğiniz bir his.