İyisiyle kötüsüyle çoğunlukla kötüsüyle bir tiyatro yılı daha geride kaldı. Açıkçası bu listeyi planlarken bu kadar zorlanacağımı düşünmemiştim. Ne zamanki kâğıt kalemi elime alıp düşünmeye başladım işte o zaman şartlar değişti. İzlediğim 86 oyun arasından beğendiğim 10 oyunu sıralarken numaralandırma yapmayacağım çünkü o zaman daha da bir çıkmazın içine düşüyorum. Eğer siz bu 10 oyunu izlediyseniz kendi sıralamanızı yapın ve bana atın, hatta üzerine konuşalım isterim. 

İşte başıma bir şey gelmeyecekse 2025 yılında izleyip sevdiğim 10 oyun:

Medea / Dor Production

Medea’ya çocukların gözünden bakmak mı? Çok etkileyici. Gerçekten. Annenin ruh hâline alıştık, görüyoruz peki ya çocuklardan izleseydik nasıl olurdu? Birçok kişinin bu oyunda çocukların yaşadığı psikolojik durumu düşündüğüne eminim. Arkadaşlar sizce bunun pedagojik altyapısına çalışmadılar mı? Dört çocuk oyuncunun dönüşümlü oynadığı oyun 65 dakika etkisi bir yıl desem haksız sayılmam. Başarılı bir tercihten dolayı tüm ekibe alkış. Ayrıca oyun sona erdi izleyemeyenler için üzgünüm.

9/8’lik Kıyamet / Mek’An

Spekülatif kurgu bir hikâye. Yakın geleceğe bir ışık. İklim krizi sokakları vurmuş. Her toplum kendi canavarını yaratmış. Kalanlar hayata tutunmaya çalışıyor. Onlardan biri Diyar. Diyar bize İstanbul’u, aşkı Leyla’yı ve Kopil’i anlatıyor. Etkileyici bir metin ki Şamil Yılmaz bu metinle ödüller aldı. Arman o kadar duru ve etkileyici bir performans sergiliyor ki hikayenin içinden kopamıyorsunuz. Sahnede tek başına gibi gözükse de darbukası yardımcı oyuncusu. Sezonun başarılı işlerinden.

Apsolit / Strandom Arthouse

Kulislerdeki en büyük çekişmenin Apsolit ile 9/8’lik Kıyamet arasında yaşandığı bir sezondu. Apsolit, duyduğu tüm sesleri melodiye dönüştürme yeteneği olarak tanımlanıyor. İbrahim yani Apsolit İbrahim’in yolculuğu Doğu’dan büyükşehire göç etmesiyle başlıyor. Bize hikâyeyi çocuk gözünden anlatıyor. Apsolit İbrahim müzik kulağıyla kimsenin duymadığı sesleri duyuyor. Burada İbrahim Barulay’ın başarılı performansı hikayeyi daha yukarıya taşıyor. Evet, kendi şivesiyle oynuyor ama sahnelerde çok sık gördüğümüz bir dil değil. Hem yazarı hem oyucusu olmak zordur, İbrahim bunun altından başarıyla kalkıyor. 

En Sevdiğinden Başla / Tiyatro Hemhâl

Hatırlarsanız yazının başında şey demiştim: Sıralama yapmayacağım, sevdiğim ilk 10 oyun. Vazgeçtim yapıyorum. Sen 1. sıradasın. Tiyatro Hemhâl kendini sürekli diri tutan, yenilik barındıran bir ekip. Oyun sahneleme biçimleriyse kalbimde taht kurmuş durumda. Ömer ve Leyla’nın hikâyesini izliyoruz. En büyük dertleri mesleklerini yapmak, fakat düzen eski düzen değil. Çok katmanlı bu oyun sizi içine alacak ve kolay kolay da bırakmayacak. Oyuncuların yalın anlatımı, kendi olmaları da cabası. Hakan Emre ve Nezaket Erden’e bu keyifli oyun için çok teşekkür ederim. Son olarak oyunda çalan Sezen Aksu farkındayım şarkısını dinlemenin tam zamanı.

Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri / Moda Sahnesi

Moda Sahnesi’nin klasik Shakespeare uyarlamalarını sevmesem de çağdaş yazarların oyunlarını sahneye taşıdıklarında bir o kadar mutlu oluyorum. Babamı Kim Öldürdü’den sonra Édouard Louis’nin bir diğer eseriyle sezona merhaba dediler. Onur Ünsal bu kez Édouard’ın annesi rolünde. Temizlik yapıyor, örgü örüyor, bulaşık yıkıyor. Elbise giyiyor, şarkı söylüyor. Arkadaşlar Onur daha ne yapsın? İki saat süren oyunda başarılı reji başarılı oyuncu yan yana gelince güzel bir iş çıkmış. Seyredin. Oyun hakkındaki söyleşimiz ocak sayısında benden söylemesi.

Cehennem Çiçeği / Kadro Pa

Kitaplardan uyarlamalara karşı olduğumu dünya âlem bildiğini düşündüğüm için oraları pas geçiyorum. Ama mesela bir uyarlama yapılacaksa böyle yapılsın. Riskli ama yaratıcı, basit ama cesurca. Alper Canıgüz’ün beş yaşındaki dedektifi Alper Kamu’nun çözeceği bir olayla karşı karşıyayız. Tiyatronun artık sadece sahnede kalmadığı teknolojiyle beraber evrildiğinin göstergesi bir oyun. Oyuncak tiyatrosu, canlı sinema örneklerini görebileceğiniz bir iş. Kitabı okumadan okumuş kadar oldum. Farklı bir deneyim vadettiklerinden gönül listemde.

Baba / Oyun Atölyesi

Bir alzaymır hikâyesi deyip geçebilirdim ama öyle yapmayacağım. Haluk Bilginer’in bir alzaymırlıyı oynadığı değil yaşadığı hatta bize yaşattığı oyun. Biraz Haluk Bilginer övüceğim müsadenizle. Sahnede çok rahat, dünyanın en zor işini en kolay o yapıyormuş gibi, çok profesyonel. Bir alzaymırlının ailesinin elinden nasıl kayıp gittiğini gösteren başarılı bir örnek. Oyunun en beğendiğim diğer kısmı rejisiydi. Akıl dolu ve etkileyici. Çok başarılı bir sunuş. Sadece drama yasalanıp reyting peşinde olmadan komedide yer yer eleştiri de barındıran bir iş. En yakın zamanda izleme listelerine alınsın.

Macbeth Düzenleniyor / Pax Sahne

Shakespeare’in tragedyasının mizahi bir dille yeniden işlendiği oyuna çok güldüm. Hırs, güç ve iktidar temalarını sahne arkasından bir bakışla, “oyun içinde oyun” atmosferinde. Derme çatma bir tiyatro kumpanyasının Macbeth’i sahnelemeye çalışırken yaşadığı aksaklıklar, trajedinin yerini absürtlüğe ve komediye bırakıyor. Alternatif tiyatrolardan Pax Sahne’nin keyifli oyunu izlensin. Küçük salonlarda ne cevherler var keşfedilsin. 

Nokta / Baba Sahne

Özge Arslan’ın müzik kariyerini bilmem ama çok başarılı bir oyuncu. Daha önce Bernarda oyunuyla bunu ispatlamıştı. Bu kez hem yazıp hem oynayıp hem de yönetti. Bu üçünü birden yapanlar en az birinde başarısız oluyordu. Burada da aynı durum var. Ben oyunun metnini sevmedim. Etkilenmedim, klişe buldum. Fakat metni kenara bıraktığımda karşımda şivesiyle, enerjisi ve performansıyla Özge Arslan şov vardı. Başarılı bir rejiyle de performansı arşa çıkıyor. Sırf Özge’nin performansını izlemek için gidilebilecek bir oyun. 

Palamut Zamanı / Zorlu PSM-Most Production

Sinema yönetmenleri son iki yıldır tiyatroya dadandı desem sorun yaşar mıyım? Ne oldu da konu buralara geldi anlamadım. Bazı yönetmenlerin işleri gerçekten kötü. Bir gün “İzlediğim en kötü 10 oyun listesi” yaparsam onlardan da bahsedeceğim. Fakat konumuz Çağan Irmak’ın oyunu. İlk defa tiyatro sahnesine oyun yazan ve yöneten için gayet yalın ve başarılı bir iş. Çağan Irmak’ın alışılagelmiş tarzında bir iş. Tabi oyunun parlamasında Ayda Aksel’in başarılı performansı önemli. 

Liste 15 oyun olsaydı geride kalan 5 oyun şöyle:

Khôra

Kutsal

Jan Dark’ın Öteki Ölümü

His

Tırtıl GPT-148